Oyun Hakkında
( Postal 2 oyununun bilgileridir )
Not: Aşağıdaki
bilgiler Postal 2'ye göre verilmiştir. Postal 2'nin "Share the Pain"
adlı bu oyununda ise oyuna Çoklu oyuncu (Multiplayer) özelliği
eklenmiştir.
Platform: PC
Tür: Action
Multiplayer: Yok ( Bu sunumda var. Normal Postal 2'de yok. )
Yayıncı: Whiptail Interactive
Yapımcı: Running With Scissors
Çıkış Tarihi: 2003 Nisan
Yıllardır bilgisayar oyunlarını kötüleyip dururlar. Çocuklara şiddet
açıladığından, saçma sapan fikirler verdiğinden ve anti-sosyallik
durumlarının meydana geldiğinden yakınırlar. Bu bazen doğru bazen
yanlıştır. Oyun oynarken hastalananlar, birbirlerine saldıranlar
görüyoruz basında. Ama bu demek değil ki her oyun oynayan hastalanacak.
Fazla vitamin alanların da zarar göreceğini biliyorsunuz. Herşeyin
fazlası zarardır.
Bazı oyunlar şiddet içermekteler, bazıları dozajı hafif kaçırmaktalar.
Yıllar önce Postal adında minik bir oyun çıkmıştı. Minik bir oyundu ama
minikler için değildi. FPS tarzında olan bu oyun, ağzına kadar şiddet
içeriyordu ve gayet mantıksız görevlerle oyuncuyu sıkıyordu. Nasıl
olduysa oldu, RWS denen şirketin elemanları, oyunun devamını yaptılar.
Postal 2 geldi, şiddet içermeye devam ediyor.
Oyun halen FPS ve Unreal motorunu kullanıyor. Bu oyunun grafiklerinin
iyi olması anlamına gelse de, asla olması gerektiği gibi kalite
göremiyorsunuz. Bunlara daha sonra değinmeliyiz. Önce oyunun konusundan
bahsedelim...
Oyunun bölümleri haftanın günlerinden oluşmakta. Biz de oyunun yapımcı
firmasında çalışan programcılardan birisiyiz. Oyun iğrenç bir kasabada
geçiyor ve bizim 1 haftalık yaşamımızı konu alıyor. Kasaba dediğim
mekan, dağlık bir mekan. Aynı vahşi batı gibi, çok dağınık, aptal
insanlarla dolu, toz toprak içinde bir kasaba. Her sabah eşinizin
emirleriyle dışarı çıkıyorsunuz ve yapmanız gerekenleri yapıp evinize
dönüyorsunuz. Bu yapmanız gereken şeyler, oy kullanmak, süt almak, para
çekmek, kitap imzalatmak, et almak, babanızın mezarına işemek, çek
bozdurmak, napalm silahı satın almak gibi görevler. Görevlerden, oyunun
ne kadar saçma olduğunu anlayabilirsiniz.
Oyunda aslında oldukça serbestsiniz. Bir göreviniz var ve haritadan
bakarak görev mekanına gitmeniz gerekiyor. Ama yolda başka yerlere de
uğrayarak çeşitli olaylara katılabilirsiniz. Yolda size gülen veya
küfreden kişilerin kafalarını kürekle kopartabilirsiniz. Paraya
ihtiyacınız olduğu zaman banka soyabilirsiniz. Çeşitli seçenekler var
ve kasabada kasaptan marketlere, hatta alışveriş merkezlerine kadar
herşey var. Bu işleri yaparken polislerden uzak durmanızda fayda var.
Polislere yakalandığınız zaman kaçıp saklanıyorsunuz, polis göstergesi
sıfırlandığında da bir anda polisler sizi unutuveriyor.
Oyun oldukça kısa ve hiç de eğlenceli değil bana göre. Bazı uçuk kaçık
ve kendini punk sanan gençler için eğlenceli gelebilir bu tür görevler.
Bana bazıları komik geldi, bir de meraktan bitirdim oyunu. Ama sonunda
hiçbirşey olmadı. Bütün oyun sizin maaş almaya gittiğinizde, işten
atılmanızla başlıyor. Ardından abuk subuk görevler alarak oyuna devam
ediyorsunuz. Her sabah yeni görev dizisiyle başlıyorsunuz. Her görev
bittiğinde ise başınız belaya giriyor. Bundan sıyrılmaya çalışıyorsunuz.
Kontroller basit. Fazla bir tuşunuz yok. Sadece fermuar açma gibi bir
tuşunuz var ki, bunu yaptığınız zaman çişinizi etrafa yapabiliyorsunuz.
Hatta direk yukarı doğru yaparsanız ağzınıza giriyor ve kusuyorsunuz.
Başkalarının ağzına da işerseniz, onlar da kusuyorlar. Bir çeşit silah
işte. Çiş göstergeniz arttığı zaman rahatsız oluyorsunuz ve
ihtiyacınızı gidermeniz gerekiyor. Aynı şey, ot kullanmak için de
gerekli. Kalbiniz hızla çarpmaya başlıyor ve siz de esrar bulup
kullanıyorsunuz. Bunlar çok kötü şeyler olduğundan, sadece oyunda
kalıyor tabi. Bu tür kanuna ve sağlığa zararlı herşey, oyunda mevcut.
Hiç anlamlı birşey yapmıyorsunuz.
Grafiklerde bir dolu sorun var. Merdivenler birbirine girmiş,
insanların grafikleri hiç iyi değil. Boyunları iç içe girmiş
dolaşıyorlar falan. Genel grafikler aslında kaliteli ama işçilik kötü.
Ufak detaylara fazla dikkat edilmemiş. Underground bir oyun olmasına,
biraz amatör havası ve ruh katılmasına özen gösterilmiş. Bu oyunun çok
fanı var. Abartı kaliteli bir oyun olsaydı, bu kadar tutulmazdı diye
düşünüyorum.
Seslendirme olarak da oyunda bolca küfür ve heavy metal müzikler var.
Küfür için özel bir düğmeniz bile oluyor. Bununla sağda solda
gördüğünüz kişilere küfrediyorsunuz. Ama yakınlarda polis varsa hemen
icabınıza bakıyor. Ayrıca fermuarınız açık polise yakalanırsanız, yine
peşinizden gelmeye başlıyorlar.
Sistem olarak ortalama sistemlerde çok rahat çalışıyor oyun. 1Ghz
işlemci sınırı artık her oyunda şart zaten. 128Mb RAM ve 32Mb ekran
kartı, oyunu çalıştırmaya yetecektir. Bir de sağlam mideniz varsa
gerisi kolay.
Bu oyunu asla ama asla 18 yaşından küçüklere tavsiye etmiyorum. Aslında
kimseye tavsiye etmiyorum bu tür oyunları. Hem oldukça fazla şiddet
içeriyor hem de hiç eğlenceli ve kaliteli değil. Şiddet içeren
oyunlardan Carmageddon, oldukça kaliteliydi mesela. Aman dikkat, bu
oyunu ufaklar almasın, küçük kardeşleriniz de gizlice oynamak için
bilgisayar başlarında sabahlamasın